7 yili askin süredir tanidigim, fazla zeki, fazla yakisikli, sarisin mavi gözlü insan. Umulmadik konularda umulmadik boyutlarda bilgiye sahiptir.
Isinlanma ve aslinda olmadigi bir yerde bulunma konularinda kendisini gelistirmistir. Söyle ki bir fotograf çekilir. Iki kisi poz vermissinizdir hatira olarak, sonra film tab ettirilir, fotografa bakilir ve fotografta üç kisi oldugu üçüncünün unix oldugu görülür. Hatta bu olay bazen abarti boyutlara ulasir; fotografta omzunuza kolunu attigini falan görür, soke olursunuz ama hala eminsinizdir o fotografi iki kisi çektirdiginizden.
Olmadik yerlerden olmadik zamanlarda çikar. Yine iki kisi issiz bir yerde yürümektesinizdir. Rüzgar esmekte bunun disinda çit çikmamaktadir. Arkadasiniza dönüp: - Soguk oldu hadi dönelim, dersiniz. Ve arkanizdan, o hiç kimsenin olmadigina emin oldugunuz issiz sokaktan bir ses gelir: - Evet bence de... Iste o unix'dir. Bu yaptigi da yakin çevresi tarafindan "isinlanmak" olarak adlandirilir. Nasil yapildiginin detaylari bilinmemektedir ama bir gün unix'i kaçirip öttürmek suretiyle ögrenilebilir.
Asmis bilgisayar bilgisine sahip olan, ancak bununla da yetinmeyip, Pasifik okyanusunda hede adasinda yasayan hödö kabilesinin tanriya tapinma seklini sordugunuzda bile 27 dakika araliksiz konusabilecek derecede bir insan...
Sarisin, mavi gözlü, karizmatik insan. 5 ay benim gazimla saçini uzattiktan sonra biri gelip saçini kestir deyince gitip 3e vurdurabilecek (saçini) düzeyde sazan insan. Geyik potansiyeli yüksek, birlikte uzun zaman geçirilesi insan.
bir aralar beraber studyo ya gidip birlikte hayvanlar gibi eglendigimiz sahis bize vokallik yapardi simdilerde odtu bilgisayar da okuyan mükkemmel yakisikli agir basli insan... ah bea tunali da az mi ictik senle (°bkz: hey gidi gunler)